MORTGAGE

Gayrimenkulde "mortgage" dönemi
Türkiye, gayrimenkul piyasasının bu derece canlı olduğu ender ülkelerden biri. Gayrimenkul farklı kesimler açısından bu derece cazip olmasına rağmen, yatırımcı sayısı yeterince gelişemiyor. Bunda, Türkiye'de tasarruf ve sermaye birikiminin yetersizliği en büyük faktör olarak nitelendirilebilir. Bu nedenle, 21. yüzyılda Türk insanının yaşam standartlarının yükselmesi ve gayrimenkule yönelik ihtiyaçlarının giderilmesi, uzun vadeli finansman mekanizmalarının oluşturulmasına bağlı. Bu tür bir uzun vadeli finansman modeli belirli nedenlere dayalı olarak Türkiye'de hayata geçirilemedi. Yüksek enflasyon ve ekonomide uzayıp giden belirsizliklerin, engelleyici temel etkenleri oluşturduğu söylenebilir. Artık Türk ekonomisi bu tür olumsuzlukları geride bırakacak bir sürece giriyor. 57. Hükümet'in Uluslararası Para Fonu IMF'in desteği ile uygulayacağı 3 yıllık istikrar programı başarıya ulaşırsa, Türk ekonomisinde 10 yıldan uzun finansman modellerinin oluşmasını sağlayacak bir ortam oluşmuş olacak. Bu olumlu beklentilere bağlı olarak, Batılı ekonomilerde, özellikle Amerikan ekonomisinde uzunca bir süredir uygulanmakta olan uzun vadeli gayrimenkul finansman modellerine, Türk gayrimenkul kuruluşlarının ilgisinde yoğun bir artış söz konusu.

Gayrimenkulde dayanıklılık dönemi...

Bu yoğun ilginin perde arkasında, sadece uzun vadeli gayrimenkul finansman modellerini Türk ekonomisinde geçerli kılacak bir ortamın oluşum ihtimali yer almıyor. Aynı zamanda, Türk insanının gayrimenkulde uluslararası standartlara sahip, kaliteli konut ve ofislere olan ilgi yoğunlaşmasının etkisi de göz ardı edilmemeli. Özellikle 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin ortaya çıkardığı gerçekler, Türkiye gibi yüzde 80'i birinci derece deprem bölgesi içerisinde yer alan bir ülkenin, depreme dayanıklı inşaatlardan başka bir çözümü olmadığını da gösteriyor. Bu durumda, daha kaliteli ve dayanıklı gayrimenkul için daha fazla kaynak gerekiyorsa, Türkiye mutlaka uzun vadeli gayrimenkul finansman modellerini oluşturmak mecburiyetinde. Başkan Clinton'ın Türkiye ziyareti, AGİT Zirvesi, ABD Yönetimi'nin Türkiye'nin 21. yüzyıldaki stratejik önemine bağlı olarak dünya kamuoyuna ilettiği mesajlar, Türkiye'yi önümüzdeki 50 yılın "merkez ülkesi" haline getiriyor. Dünyanın önde gelen kuruluşları açısından Türkiye, Balkanlar-Kafkaslar-Ortadoğu üçgeninde merkez ofisin yer aldığı bir konumda değerlendiriliyor. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde ofis ve konut ihtiyacı katlanarak artacak. Bu gerçeklerin ışığında, uluslararası gayrimenkul firmalarının Türkiye'ye yönelik ilgilerinde de yoğunlaşma var.

Uzun vadeli finansman modeline ilgi artıyor
Bu yoğunlaşmanın bir uzantısı olarak ABD'li "mortgage" firmalarının ilgisinde de artış olduğu gözleniyor. Bu kuruluşların ziyaretlerinin artması, uzun vadeli gayrimenkul finansman modeline olan ilgiyi de artırdı. Colliers International Türkiye Genel Müdürü ve Gayrimenkul Kalite Platformu Başkanı Saffet Çiçekdağ, sektörün son zamanlarda ipoteğe dayalı gayrimenkul finansman modeli ile ilgili gelişmelere "cennetten müjde gelmiş gibi" davrandığını vurgulayarak, ingilizce "mortgage" olarak ifade edilen bu modeli daha iyi analiz edebilmek için yurtdışındaki uygulama tekniklerini bilmenin kıyaslama açısından daha doğru olacağını vurguluyor. Çiçekdağ yurtdışındaki ana teknikleri şöyle özetliyor: "ABD'de örneğin, finansmanı ilk sağlayan kurum bu borcu üzerinde tutmaz ve ikinci pazarda satar. İkinci pazardaki kurumlar, Federal National Mortgage Association (FNMA) ve Goverment National Mortgage Association (GNMA) gibi kamu kuruluşları ile beraber bir havuz oluştururlar ve yatırımcılara hisse satarlar. İkinci pazardaki kurumlar genelde yalnızca birinci derece ipotek satın alırlar. Böylece, krediyi alan kişi veya kuruluş ödeme zorluğu içerisine düşerse, kendilerine öncelik tanınır. Genelde ipotek bankacılığı yapan kurum, ipoteği ikinci pazarda yılda 4 kez satar." Saffet Çiçekdağ, mortgage uygulamasının Türkiye'de hayata geçirilebilmesi için hayati önem taşıyan birkaç noktanın altını da çiziyor: " İpoteğe dayalı finansman modellerinin pazarlanabilir bir uygulaması olabilmesi için, enflasyonun yüzde 15'in altına çekilmesi gerekiyor. Çünkü, yabancı para üzerinden yapılacak uygulamaların ancak kısıtlı bir kesime ulaşacağı bellidir. Ayrıca, ipoteğe dayalı finansman modelleri vergi avantajı yaratmalı ve yatırım olarak teşvik edilmelidir. Yani, bu tür bir finansman modelinin işlerlik kazanması için Türkiye'nin son zamanlarda alışılagelmiş ortamından farklı bir ortam oluşturulmalıdır. Herkesin vergisini ödediği, enflasyon nedeniyle parasının erimediği bir ekonomi gereklidir. Görüşlerimin başında, ipoteğe dayalı finansman modeli konusunda cennetten müjde gibi gelen bir konu olarak bahsetmemin nedeni bu temel gerçeklere dayanmaktadır".

Mortgage GYO'lar kurulmalı
Saffet Çiçekdağ, Türkiye için en uygun modelin ne olacağı sorusuna cevap bulunacak ise, Türkiye'deki Bankalar Kanunu ve uygulamasının mortgage konusunda gerçek bir engel oluşturduğu gerçeğinin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Mortgage kredisi, bir banka kredisi olarak kabul edilirse, taksidini ödeme güçlüğü çeken kişi veya kuruluşun bütün kredisinin, faiziyle birlikte geri çağrılması kaçınılmaz. Saffet Çiçekdağ, ipoteğe dayalı finansman modelinde bu tür kredi problemi yaşanmaması için, bir kredinin sigorta ettirilmesinin ve reasüre edilmesinin yararlı sonuçlar sağlayacağını vurguluyor. Çiçekdağ, henüz Türkiye'de "mortgage" bir devlet veya hükümet stratejisi olmadığı için, yeterli kamu desteği olmadığını ve bu nedenle yukarıda ifade edilen sigorta uygulamasının paralelinde, özel sektör GYO'larının teşvik edilmesi suretiyle "mortgage GYO"larının kurulmasını sağlık veriyor. Böylece pazar tam olgunlaşmamış olsa da, sigorta yöntemini kullanarak ve mortgage veren GYO'ları oluşturarak, kısa dönemde pazarın canlandırılabileceğini vurgulayan Saffet Çiçekdağ, topluma çağdaş konut edinme olanağı sağlayacak böyle bir sistemin yolunun açılacağını da belirtiyor. İpoteğe dayalı gayrimenkul finansman modelinin önümüzdeki 2-3 yıllık dönem içerisinde Türkiye'de hayata geçirilebilmesi ihtimalini kuvvetli gören uluslararası gayrimenkul danışmanlık firmalarından birisi olan Türel&Türel Ltd. ?ti. son 6 ay içerisinde ABD'nin önde gelen mortgage uzmanlarının Türkiye'yi ziyaret etmelerini ve bu uzmanların Türk pazarı ile ilgili araştırmalarda bulunmalarını sağlamış durumda. Tevfik Türel bu önemli uzmanlardan birisi olan Victor Politis'in Türk pazarı ve ipoteğe dayalı gayrimenkul finasman modeli ile ilgili değerlendirmelerini Adres dergisi ile paylaştı.

Mortgage modelinin püf noktaları
Victor Politis'in "mortgage" ile ilgili belirlediği püf noktalarını birkaç başlıkta toparlamak mümkün:

İpotek nedir ve neden henüz Türkiye'de uygulanamıyor?
Mesken ve mesken edinmenin elverişliliği ve karşılanabilirliği modern ve düzgün işleyen bir ekonominin en önemli unsurlarındandır. Ve bir ülkenin sosyal refahı için gereklidir. Türkiye'deki mesken durumu için bazı ciddi ihtiyaçlardan bahsedilebilir ve uzun vadede çözümlere ihtiyaç vardır. Bu aşamada ipotek sistemi, ev sahiplerinin uzun vadede finansman ihtiyacını karşılarken, aynı zamanda da müteahhitlerin üzerindeki finansman yükünü alıyor. Finansal ortalama, ekonomideki en üretken ve randımanlı sektörlerle tasarrufları karşılaştırma işlemi, Türkiye'de çok düzgün çalışmıyor. Çok az ev ipotekle finanse ediliyor. Bunun için üç ana sebep var. Birincisi; Hazine kağıtlarındaki faiz oranlarının yüksek olması ve bütçe açığı yüzünden bankalar gayrimenkul alımı ya da yatırımı yerine hükümete borç veriyor. İkincisi; Emlak Bankası gibi devlet bankaları, hükümet politikasına göre para yardımı yapıyorlar. Ancak bu sistem ülkenin yüksek nüfusu ve yoğun ev ihtiyaçları yüzünden iyi işlemiyor. Üçüncüsü; daha büyük özel sektör bankaları, endüstriyel holdinglerin parçaları ve kendi gruplarının diğer aktivitelerini finanse ettikleri için şu anda ipotek işine girmek için çok hevesli değiller. Bu yüzden ev almak isteyenler genelde ön ödeme için büyük nakitleri olanlar ya da farklı yollardan borç para bulanlardan oluşuyor. Aslında Türkiye'de geleneksel konut edinme sistemlerinin bazı formları görülebilir:

Kredilendirme sistemi:
Ticari bankalar, mevduat bankaları ve bunun gibi kuruluşlar, gayrimenkul alıcılarına borç veriyor.

Konut Bankacılığı sistemi:
Gayrimenkul almak isteyenler Emlak Bankası gibi hükümet destekli gayrimenkul finansman kurumlarından yardım alıyorlar.

Türkiye'deki ipotek sisteminin önündeki engeller nedir ve zamanlama doğru mu?
Türkiye'deki ve yurtdışındaki birçok işadamı şu andaki durum nedeniyle ipotek finansmanını sorgulayabilirler. Bu durumlar; deprem felaketi, yeni kurulan koalisyon hükümeti, geçen senenin ikinci yarısındaki yaklaşık 6-7 milyar $'lık yabancı sermaye akışı, yüksek faiz oranları... Bu belirsizlik ortamında yabancı yatırımcılar ve diğer borç verenler büyük vaatlerde bulunma konusunda tedbirli davranıyorlar. Aynı zamanda Türkiye pazarının öneminin ve potansiyelinin de farkındalar. İnanıyoruz ki, bu yatırımcılar risklerin nasıl azaltılacağıyla ilgili iyi oturtulmuş bir teklifle karşılaşırlarsa konuyla ilgili destek vereceklerdir. ?u andaki durum özel sektör için güçlü ve iyi yapılanmış bir ipotek girişimi için emsalsiz bir fırsat sunuyor. Böyle bir girişim hükümet desteği de görecektir. Çünkü yapılacak reform programının önemli bir parçası olacak ve kronik konut kıtlığı problemine de yardımcı olacaktır.

Dünyada Türkiye'ye örnek olacak ülkeler var mı?
Hızlı ipotek endüstrisinin modernizasyonu ve genişlemesini en iyi Güney Amerika gösterir. Brezilya, Arjantin, ?ili gibi ülkeler de, Türkiye gibi 1990'ların başında yüksek enflasyon seneryolarından gelmişler ve zaman içinde ipotek pazar modellerini benimsemişlerdir. Arjantin modelini incelersek; ipotek borcu 1994'de 5.2 milyar $'dan, 1998'de 9.4 milyar $'a yükselmiştir. Aynı dönemde ipotek borcu kişi başına yüzde 90'ın üzerine çıkmış ve 137 $'dan 264 $'a çıkmıştır. Eskiden devletin bankası olan Banco Hipotecario National, yarı özel ipotek bankası olarak yeniden yapılandırılmıştır.

yukarı

BANKA TELEFONLARI

A Bank
Cumhuriyet Caddesi No: 22 - 24 80200 Elmadağ / İstanbul.
Tel: (0212) 232 44 00.

Akbank
Sabancı Center 80745 4. Levent / İstanbul.
Tel: (0212) 270 00 44.

Bank Ekspres
İstinye Yokuşu 80860 İstinye / İstanbul.
Tel: (0212) 285 25 25.

Bayındır Bank
Eski Büyükdere Caddesi, Park Plaza No: 22 Kat: 3/19 Maslak / İstanbul.
Tel: (0212) 336 32 32 - 288 91 31.

Citi Bank
Saniye Ermutlu Sokak Şaşmaz Plaza No: 4 81090 Kozyatağı / İstanbul.
Tel: (0216) 464 37 00.

Deniz Bank
Büyükdere Caddesi No: 110 Esentepe / İstanbul.
Tel: (0212) 355 08 00.

Dışbank
Yıldız Posta Caddesi No: 54 Gayrettepe/İstanbul.
Tel: (0212) 274 42 80 (20 hat).

EGS Bank
Abideyi Hürriyet Caddesi No: 288 Şişli / İstanbul.
Tel: (0212) 296 01 01.

Emlak Bankası
Büyükdere Caddesi 80670 No: 45 Levent / İstanbul.
Tel: (0212) 285 22 50.

Finans Bank
Büyükdere Caddesi No: 129 80300 Gayrettepe / İstanbul.
Tel: (0212) 216 70 70.

Garanti Bankası
Büyükdere Caddesi No: 63 80670 Maslak / İstanbul.
Tel: (0212) 285 40 40.

Halk Bank
2.Cadde No: 63 06520 Söğütözü / Ankara.
Tel: (0312) 289 20 00.

İktisat Bankası
Büyükdere Caddesi No: 164 80504 Esentepe / İstanbul.
Tel: (0212) 274 11 11.

İş Bankası
İş Kuleleri Büyükdere Caddesi Pembegül Sokak 4. Levent / İstanbul.
Tel: (0212) 316 00 00.

MNG Bank
Mete Caddesi Park Han No: 40 80060 Taksim / İstanbul.
Tel: (0212) 251 36 22.

yukarı

© Copyright 2005 Adres